Başarılı Bir Başkan: Av. Hakan TÜTÜNCÜ Sivil Toplum ve Diyalog Merkezi (STDM) her hafta toplumda başarıya ulaşmış, örnek şahsiyetleri, başarı öykülerini sizlerle paylaşıyor. 19.05.2014 22:31:21
Başarıya Koşanlar
Elif Seray Düldül

Başarılı Bir Başkan:  Av. Hakan TÜTÜNCÜ

Röportörler: Elif Seray DÜLDÜL & İsmihan YILMAZ

Sivil Toplum ve Diyalog Merkezi (STDM) her hafta toplumda başarıya ulaşmış, örnek şahsiyetleri, başarı öykülerini sizlerle paylaşıyor.

Bu röportajımızda konuğumuz başarıya koşanlardan Kepez Belediye Başkanı Sayın Avukat Hakan TÜTÜNCÜ.

Av. Hakan TÜTÜNCÜ ile gerçekleştirdiğimiz röportajı ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

İ.Y: Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

H.T: Ben 1979 Almanya doğumluyum. İlkokulu, ortaokulu ve liseyi Antalya’da okudum. Üniversiteyi 2001 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olarak tamamladım. Arkasından 2,5 yıl kadar serbest avukatlık yaptım. Sonrasında 2005 yılında aktif siyasetle yollarımız kesişti. 4 sene partimin gençlik kollarında genel başkanlık yaptım. 2009 yılında ki seçimlerde Kepez Belediyesi’ne başkan adayı olarak gösterildim. 70 günlük bir kampanya çalışmasının sonucu olarak 29 Mart 2009 seçimlerinde milletimizin teveccühü ile halkımızın teveccühü ile Kepez Belediye başkanı seçildim. Evliyim. Dünyalar tatlısı 14 aylık bir kızım var. Kendimi kısaca böyle takdim etmiş olayım.

E.S.D: 2009 yılından beri belediye başkanısınız. O günden bugüne yaptığınız proje ve hizmetlerinizden bahseder misiniz?

H.T: Tabi o günden bugüne yaptığımız birçok proje ve birçok hizmet var. Kepez daha düne kadar biz seçilip gelene kadar Antalya’nın dezavantajlarıyla anılan bir arka bahçe olarak görülen küçültülen ve ilgi duyulmayan bir bölgeydi. Biz Antalya’nın bu bölgesinin Kepezin avantajlarının öne çıkması gerektiğini söyledik. Avantajları ne kadar öne plana çıkarabilirsek Antalya’nın küçültülen ve ilgi duyulmayan bölgesinin daha avantajlı bir ilçe haline geleceğini düşündük ve bununla ilgili çalışmalar yaptık.

Çalışmalarımızı 3 temel taşa göre oturttuk. Bunlardan birincisi temel gereklilik hizmetler ve yatırımlardı. İkincisi sosyal ve kültürel gereklilikti. Üçüncüsü de halkı ile güçlü bir gönül bağı kurmuş belediye olabilmekti.

Sonrasında ciddi bir çalışma ile artık Kepez son dört yılda 250 milyonun üzerinde yatırım yapmış bir ilçe haline geldi. Hiç kimseye borcu olmayan ve bununla beraber halkıyla birlikte gönül birliğini sağlamış insanlara çok sıcak görünen, çok zarif, çok şirin görünen ve insanların beklediği sevgi, şefkati ilgiyi onlara karşı özenle gösterebilen bir belediye haline geldi. Tabi bu trend böyle devam ederse Antalya için çok önemli bir merkez haline gelecek Kepez. Ve tabi burada özellikle zikretmek istediğim birkaç tane projemiz var. Bunlardan birinci bizim en önemli projemiz olan Mimar Sinan Kongre Merkezi. Şuan inşası devam ediyor. Kongre turizmine ciddi katkı sağlayacak bir merkez. İnşallah kısa süre içinde seçimlere kadar da tamamlanacak ve hayata geçecek. Artık Kepez Antalya’nın en büyük kongre merkezine sahip bir kongre bölgesi olacak. Gençlik, eğitim, kültür, spor, sanat dedik bunlarla anılan bir merkez olsun istedik ve çok güzel bir Erdem Beyazıt Kültür Merkezi yaptık 512 kişilik özgün mimari ve tasarımıyla. Ve burada yaklaşık 1,5 yıl içerisinde 200 binin üzerinde misafirler ağırladık, etkinlikler yaptık. Gerek belediye gerek diğer sosyal toplum ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte. Tabi Antalya’nın bir tane açık hava tiyatrosu vardı Konyaaltı açık hava tiyatrosu. Bu Antalya’ya yetersiz geliyordu. Özellikle yaz aylarında boğucu ve sıcak bir havanın içinde insanlar etkinlik seyrediyorlardı. Antalya’da 2. Kepezde ilk açık hava tiyatrosunu kazandırdık. Arif Nihat Asya açık hava tiyatrosu. Çok önemli bir yatırım. Şehrimize yakışır bir şekilde yeşilliğin içinde. Meşe kapısında. Mesire alanının içinde. Bunun dışında olimpik yüzme havuzumuz tamamlanmak üzere. Antalya’nın ilk Olimpik yüzme havuzu artık Kepezde. Gerçekten dünya standartlarında bir olimpik havuza sahip olmanın ayrıcalığını, güzelliğini ve mutluluğunu yaşıyoruz. Kepez Park Varsak projemizin içindeki itici güç kapalı olimpik yüzme havuzudur. Kepezi adeta yeniden inşa ettik diyebilirim. Soru kısaydı ama cevabı uzun oldu. Dolu dolu geçen dört yılı 3 dakika da böyle özetleyebilirim.

İ.Y: Yapmayı hedeflediğiniz fakat sırası daha gelmeyen çalışmalarınız nelerdir?

H.T: Tabi aslında şehircilikte eksikler hiç bitmiyor. Birçok güzel eseri ortaya koyarken aynı zamanda yeni ihtiyaçları, eksikleri görüyor onları tamamlamaya çalışıyorsunuz. Mesela benim Antalya’ya kazandırmak istediğim projelerden bir tanesi Dokuma alanının Antalya halkına kazandırılması yönünde çalışmalar. Bizden önceki dönemden yargısal süreçte olduğu için o bölgede herhangi bir adım atamadık. Yargısal süreç bitince Dokuma’yı da Antalya’ya kazandırmak çok büyük bir iyilik olacak.

E.S.D: Başkanım, az önce Olimpik Yüzme Havuzundan bahsettiniz. Olimpik yüzme havuzu halka açık mı olacak yoksa sadece sporcular tarafından mı kullanılacak?

H.T:  Elbette halka açık olacak. Bizim spor ve sanattan en önemli amacımız, muradımız sporu da sanatı da geniş halk kitlelerine yayabilmek. Bunun için halkımızı teşvik ediyoruz.

İ.Y: Sivil toplum kuruluşları ile ilgili çalışmalarınız var mı? Varsa kısaca bahseder misiniz?

H.T:  Var tabii. Sivil toplumla birlikte aynı yöne bakarak şehri geliştirmek ve yerel yönetimlerinde en önemli özelliği almış olduğu kararları sivil toplumun belirlediği kararlar ışığında almaktır. Sivil toplumun sözcüleri kimlerdir? Sivil toplum kuruluşlarıdır. Dolayısıyla onlarla birlikte çeşitli platformlarda bir arada oluyoruz. Onların beklentilerini dinliyoruz yerine göre şikâyetler alıyoruz ama sivil toplum kuruluşlarını destekliyoruz.

E.S.D: Başkanım, belediye olarak tüketiciye yönelik çalışmalarınız neler?

H.T: Yetkilerimizi kullanmak suretiyle üzerimize düşen görevleri yapmak suretiyle çalışmalar yapıyoruz. Tabii bunun yanında tüketicimizin sağlıklı yiyecekler yemesi için zabıtalarımız görev başında.

İ.Y: Hayatınızda sivil toplumun gücünü hissettiğiniz bir anınız var mı?

H.T: Ben demokrasiye gönül vermiş inanan birisiyim. Sivil toplumun her alanda güçlü olması demokrasi ile gerçekleşen bir olay. Sivil toplumun işlerini kolaylaştırıcı adımları sürekli atmamız lazım. Ama belediye başkanlığınızda sivil toplumla ilgili attığınız en büyük adım nedir? diye sorarsanız ben o soruyu şu şekilde cevaplarım. Antalya’da kent konseyini kuran ilk ilçe olduk. Başkanlığım döneminde sivil toplumla ilgili yaptığım en büyük çalışma bu diyebilirim.

E.S.D: Hayatınızda örnek aldığınız birileri var mı peki başkanım?

H.T:  Tabii ki herkesin örnek aldığı birileri muhakkak ki olur. Ama bunlar kimler? Diye soracak olursanız birkaç kişi olarak örnek veremem. Siyasi olarak örnek aldığım kimseler var, geçmişte örnek aldığım kimseler var, kültürel ve sanatsal bakımdan örnek aldığım kimseler var, Adab-ı Muaşşere bakımından örnek aldığım kimseler var. Önemli olan modellemektir diye düşünüyorum. Ve bu modelleri faklı bir tarz, farklı bir karakterde sunmamız lazım.

İ.Y: Başkanım, biz gençlere önerileriniz neler?

H.T: Siz gençlere her şeyden önce önerim şu: Eğitiminizi çok iyi alın. Bakın biriniz lisede biriniz üniversitede. Lise ve üniversite hayatı insan hayatının en keyifli en güzel dönemidir. Dolayısıyla bugünlerde kendinizi çok iyi yetiştirmenizi isterim. Çok okuyan kimseler haline gelmelisiniz. Çok çalışmalısınız ve çok ciddi hayalleriniz olmalı. Hayallerinizi gerçekleştirebilmeniz için çok çalışmanız lazım. Ama çok çalışıp hayallerinizi gerçekleştirebilmeniz içinde toplumun içinde kültürlü kimseler olmalısınız. Bunun içinde en önemli şey okumaktır. Öğrenmeye aç bir tavırla yolunuza devam ederseniz işte o kurduğunuz hayallere erişebilecek kültürlü kişiler olacaksınız. Ve birde ülkenizi çok sevmenizi, hayatın hangi aşamasında olursanız olun halkınızı, ülkenizi, devletiniz, milletinizi yüceltebilecek sorumluluğa sahip olup bu sorumluluğu iyi kullanmanızı rica ediyorum.

E.S.D: Kendinize ilke edindiğiniz güzel bir söz var mı başkanım? Varsa bizimle paylaşır mısınız?

H.T:  Evet paylaşırım tabii. Sözü paylaşmadan önce toparlamam gerek bir girizgâh yapmakta yarar var. Bazen hep çok iyi şeyler düşündüğünüz zaman bu iyiliklerin karşısında düşmanlarınız olur. İyi bir yere gelmenizi istemeyenler oluyor. O insanlar karanlığın aydınlanmasını istemezler. Aydınlıktan korkar onlar. O bakımdan benim çok hoşuma giden bir sözü sizlerle paylaşmak istiyorum. Her ne vakit böyle bir hale bürünsem bu sözü hatırlarım ve bu söz benim imdadıma yetişir. “Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başına millettir.’’ Yani siz iyi şeyler düşünüyorsanız kimseden korkmayın Allah yardımcınızdır demektir bu. Çok beğendiğim ve öğrendiğim günden beri hayat düsturuma ve bana güç veren bir söz haline gelmiştir.

İ.Y:  Başkanım, son olarak bizlere neler söylemek istersiniz?

H.T:  Sizleri çok sevdiğimi söylemek istiyorum. Bunu duyunca şaşırdınız değil mi? Biz toplumda eşine bile sevdiğini söylemeyen bir yapıya sahibiz. Bu tip ailelerin içinden geliyoruz. Siz siz olun sevdiklerinize sevdiğinizi söyleyin.

E.S & İ.Y: Çok teşekkür ederiz.

 

Elif Seray DÜLDÜL

İsmihan YILMAZ
Antalya-19 Haziran 2013

     
1647 kez okundu
Henüz onaylanmış bir yorum yok.
 1 2 3  

İletişim Bilgileri
İrtibat    : Elmalı mh 7 Sokak Zaman İşhanı
               Kat 4 Daire 42 Muratpaşa Antalya
Tel        : 0 242 248 59 60 / 0 532 293 14 55
E-Posta : siviltoplummerkezi@gmail.com